Tag

Ekran

Browsing

ASUS Zenbook DUO, devrimsel tasarımı ve çok yönlü özellikleriyle Türkiye’de. İki OLED ekranıyla üstün performans sunuyor.Teknoloji tutkunlarına müjde! ASUS, inovasyonun son noktasını yansıtan, öncü bir tasarıma sahip yeni dizüstü bilgisayarı Zenbook DUO’yu Türkiye pazarına sundu. Bu göz alıcı cihaz, adından da anlaşılacağı gibi, iki OLED ekranıyla dikkat çekiyor ve kullanıcılara eş zamanlı çoklu görev yapma imkanı tanıyor. Blogumuzda, “Devrim niteliğinde tasarım”, “Zahmetsizce çok yönlü” ve “Son derece yetenekli” başlıkları altında Zenbook DUO’nun kullanıcı deneyimini nasıl dönüştürdüğüne dair çarpıcı detaylara yer vereceğiz. İster iş ister eğlence olsun, bu yenilikçi laptop’un gelişmiş özellikleri ve çift ekranlı OLED yapısı nasıl bir fark yaratıyor, hep birlikte inceleyelim.

Devrim niteliğinde tasarım

ASUS Zenbook DUO’nun en çarpıcı özelliklerinden biri, devrim niteliğindeki tasarımı ile öne çıkmasıdır. Kullanıcıların çoklu görev gereksinimlerini üst düzeyde karşılayacak şekilde dizayn edilmiş, iki OLED ekranı bir arada sunan bu dizüstü bilgisayar, yaratıcı çalışmaların ve verimliliğin sınırlarını zorlamaktadır.

Özellikle grafik tasarımcıları, video editörleri ve yazılım geliştiriciler başta olmak üzere, profesyonel kullanıcılar için zahmetsizce çok yönlü kullanım imkanı sunan Zenbook DUO, üst düzey özellikleriyle adeta bir çalışma istasyonu niteliğindedir. Akıcı ve sezgisel kullanımı sayesinde, iş akışlarınızda kesintiye uğramadan, birden çok uygulama ve pencere arasında sorunsuzca geçiş yapabilirsiniz.

Multimedya içerikler ile uğraşan veya birden fazla görevi aynı anda yürüten kullanıcılar için tasarlanan bu benzersiz cihaz, son derece yetenekli donanım bileşenleri ile donatılarak, hiçbir iş yükü altında performansından ödün vermeyecek şekilde optimize edilmiştir. Intel Core i7 işlemciden NVIDIA GeForce grafik kartına kadar yüksek kaliteli bileşenler, her türlü görevi hızlı ve etkin bir şekilde yerine getirmenize olanak tanır.

İşte ASUS Zenbook DUO’nun donanım özelliklerine detaylı bir bakış sunan bir tablo:

Özellik Detay
Ana Ekran 14 inç, OLED, FHD çözünürlük
İkinci Ekran ScreenPad Plus, 12.6 inç
İşlemci Intel Core i7
Grafik Kartı NVIDIA GeForce
RAM 16 GB
Depolama 1 TB SSD

Zahmetsizce çok yönlü

ASUS Zenbook DUO, pazara sunuluşundan bu yana kullanıcı deneyiminde zahmetsizce çok yönlülüğü öne çıkaran bir özellik seti sunmakta. İki ekranlı yapısı sayesinde, hem profesyonel kullanıcılar hem de yaratıcı profesyoneller birçok farklı görevi aynı anda, kesintisiz bir şekilde yerine getirebilmektedir.

Örneğin, bir grafik tasarımcı ana ekranda tasarım çalışmasını sürdürürken, ikinci ekranı araç çubukları veya ek referans materyaller için kullanabilir. Bu durum, çalışma hızını artırmakla kalmayıp aynı zamanda çoklu görevleri daha verimli bir şekilde yönetmeye olanak tanımaktadır.

Yazılım geliştiricileri için de ASUS Zenbook DUO’nun çoklu ekran özelliği büyük kolaylık sağlamaktadır; kod yazmak için kullanılan ana ekrandan farklı olarak, ikinci ekranda test sonuçlarını veya dokümantasyonları gözlemlemek mümkündür. Bu, yazılım geliştirme süreçlerini hayli optimize edebilen bir kullanım deneyimi yaratmaktadır.

Ayrıca, oynatılan video veya sunumları birinci ekranda tutarken, ikinci ekranda notlar almak ya da diğer görevleri takip etmek, hem öğrenciler hem de iş profesyonelleri için büyük bir kolaylığa dönüşüyor. ASUS Zenbook DUO, kullanım alışkanlıklarınızı dönüştürerek, karmaşık iş akışlarınızda sizi zahmetsizce yönlendirmeyi başaran bir teknoloji harikasıdır.

Bu çift ekranlı OLED dizüstü bilgisayarın özgün tasarım özellikleri aşağıdaki tabloda yer almaktadır:

Özellik Açıklama
Ana Ekran OLED teknolojisi ile canlı renkler ve derin siyahlar
İkinci Ekran EkranPad Plus özelliği ile ikincil işlemler için ekran
İşlemci Güçlü ve hızlı performans için son nesil işlemciler
Grafik Kartı Profesyonel grafik işlemleri için yüksek kapasiteli GPU seçenekleri
Portatiflik Hafif ve ince tasarım ile taşınabilirlik

Son derece yetenekli

Teknoloji devi ASUS, yenilikçi ürün yelpazesine kattığı ASUS Zenbook DUO ile sıradanlığı aşan bir deneyimi kullanıcılarına sunuyor. ASUS Zenbook DUO, dünyanın ilk 14 çift ekranlı OLED dizüstü bilgisayarı olarak teknoloji tutkunlarının beğenisine sunuldukça, adından sıkça söz ettiriyor. Bu benzersiz tasarım, kullanıcılara son derece yetenekli ve esnek bir çalışma ortamı sağlayarak, çok görevli kullanım senaryolarında zahmetsiz bir deneyim vadediyor.

Zenbook DUO’nun üst düzey donanım özellikleri arasında bulunan Intel Core i7 işlemci ve NVIDIA GeForce MX250 grafik kartı, bu cihazı hem günlük işler hem de yaratıcı çalışmalar için vazgeçilmez kılıyor. Son derece yetenekli ve güçlü bileşenler, yüksek performans gerektiren uygulamaların bile hızla çalıştırılmasına olanak tanıyarak, iş akışınızda sıfır kompromis anlamına geliyor.

Tabii ki, Zenbook DUO’yu özel kılan sadece işlemci ve grafik kartı değil. Çift ekranlı OLED yapısı, kullanıcılara çok yönlü bir kullanım sunarken, multitasking deneyimini bir üst seviyeye taşıyor. Ana ekranınızda çalışırken, ikinci ekranı ek bir kontrol paneli, araç kutusu ya da medya oynatıcı olarak kullanabilirsiniz. Ayrıca bu ikinci ekran, uygulamalar arası geçişleri ve verimli bilgi alışverişini oldukça kolaylaştırmakta.

ASUS Zenbook DUO’nun teknik özelliklerini ve performans potansiyelini göz önünde bulundurarak, siz kullanıcılar için bir özellik tablosu hazırladık:

Özellik Detay
İşlemci Intel Core i7
Grafik Kartı NVIDIA GeForce MX250
Ana Ekran 14 inç OLED
İkinci Ekran ScreenPad Plus
Ram ve Depolama 16GB RAM, 1TB SSD

Hedeflediği kullanıcı kitlesine hitap eden ASUS Zenbook DUO, iş, eğitim ve yaratıcılık alanında devrim niteliğinde tasarımıyla, her açıdan zahmetsizce çok yönlü ve son derece yetenekli bir bilgisayar deneyimi sunmaktadır. Teknolojik yeniliğin ve yüksek performansın bir arada olduğu bu cihaz, Türkiye pazarında da kullanıcılarla buluşmayı bekliyor.

Apple’ın başarısının inovasyona dayandığı herkesçe bilinen bir gerçek. Ancak son sızıntılar, teknoloji devinin sadece donanım ve yazılımda değil, aynı zamanda kullanıcı arayüzü tasarımında da yeni sınırlar zorladığını gözler önüne seriyor. “Apple’ın Farklı Dinamik Ada Tasarımları Denediği Ortaya Çıktı” başlıklı bu blog yazımızda, Apple’ın yeni ve yenilikçi arayüz tasarımlarına dair çarpıcı bilgileri sizlerle paylaşacağız. Şirketin kaynaklarından elde edilen bilgiler, dinamik ada tasarımlarında atılımlar yapmak için çeşitli denemelerin yapıldığını ifade ediyor. Peki, bu dinamik ada tasarımlarının kullanıcı deneyimine etkisi ne olacak? Tasarım dünyasının ve Apple hayranlarının merakla beklediği bu gelişmelerin ayrıntılarını birlikte keşfetmeye hazır olun.

Yeni OLED iPad Pro modelleri, 11 ve 13 inç seçenekleriyle, önemli fiyat artışı ve gelişmiş ekran teknolojisi ile yakında piyasada.Apple’ın en çok tercih edilen yüksek performanslı tabletleri arasında yer alan iPad Pro serisi, yeni OLED ekran teknolojisi ile tüketicilerin beğenisine sunulmaya hazırlanıyor. Ancak baş döndürücü görsel deneyimiyle dikkat çekecek bu modeller, aynı zamanda kullanıcıların bütçesini de oldukça zorlayacak bir fiyat artışı ile geliyor. Öyle ki, 11 inçlik OLED iPad Pro modeli için belirlenen 1.500 dolarlık ve 13 inçlik OLED versiyon için öngörülen 1.800 dolarlık fiyat etiketleri, teknoloji meraklılarının cüzdanlarını sıkı bir teste tabi tutacak. Bu blog yazımızda, OLED teknolojisine geçişin iPad Pro modellerinin maliyetine etkilerini ve yeni ekranın önemli özelliklerini detaylandıracağız.

OLED iPad Pro modelleri, 11 inç için 1.500 dolar ve 13 inç model için 1.800 dolar arasında değişen büyük bir fiyat artışı görecek

OLED iPad Pro modellerinin piyasaya sürülmesiyle, teknoloji tutkunlarını hem heyecanlandıran hem de cüzdanlarını tedirgin eden bir gelişme kapıda. Özellikle 11 inç boyutundaki model için öngörülen 1.500 dolarlık başlangıç fiyatı ve 13 inçlik model için belirlenen 1.800 dolarlık etiket, varolan iPad Pro serisine kıyasla ciddi bir mali yük anlamına gelebilir. Bu durum, henüz piyasaya sürülmemiş olmasına rağmen cihazlarla ilgili beklentilerin artmasına neden oluyor.

OLED teknolojisi, sunduğu canlı renkleri ve derin siyahlarıyla tablet deneyimini bambaşka bir seviyeye taşıyor. Bu özelliklerin ışığında, fiyat artışının kullanıcılar tarafından makul karşılanıp karşılanmayacağını zaman gösterecek. Ancak, Apple markasının sadık müşterileri arasında bu tarz yükseltmelerin yüksek fiyatlarla gelmesine alışık olunduğunu söylemek yanıltıcı olmaz.

Şimdi ise akıllarda, bu fiyat farkının yalnızca marka gücüne ve OLED ekran teknolojisine dayalı olup olmadığı sorusu var. Öncelikle bu soruya cevap vermek için teknik detaylara ve kullanıcı deneyimlerine ihtiyacımız olacak. Ancak şüphesiz ki OLED ekranlı iPad Pro modelleri, hem görüntü kalitesi hem de tasarım estetiği açısından kullanıcılara eskisinden farklı bir deneyim vadetmekte.

Teknoloji meraklıları için aşağıda 11 inç ve 13 inç OLED iPad Pro modellerinin fiyat karşılaştırmasını görebilirsiniz:

Model Eski Fiyat Yeni Fiyat Fiyat Artışı
11 inç OLED iPad Pro 1.199 dolar 1.500 dolar 301 dolar
13 inç OLED iPad Pro 1.499 dolar 1.800 dolar 301 dolar

Yeni OLED iPad Pro modelleriyle ilgili detaylı incelemeleri ve kullanıcı yorumlarını önümüzdeki günlerde daha fazla görme şansımız olacak. Bu heyecanlı bekleyiş sürerken, yeni cihazların sunduğu premium deneyimin beklentileri karşılayıp karşılamadığı ve yükselen fiyatların adaletli olup olmadığı daha net bir şekilde ortaya çıkacak.

OLED ekran, 11 inçlik modeldeki LCD ve 12,9 inçlik modeldeki mini-LED ekrana kıyasla büyük bir yükseltme

OLED ekran teknolojisi, mobil cihaz piyasasında uzun zamandır var olsa da, iPad Pro modellerindeki mevcut ekran türlerine göre önemli avantajlar sunmaktadır. 11 inçlik modelin mevcutta kullandığı LCD ekran ve 12,9 inçlik modelin sahip olduğu mini-LED ekran teknolojisi, OLED’in yanında birçok açıdan geri kalıyor. Bu iki farklı ekran türü, kullanıcıların karar verme sürecinde önemli bir rol oynayacaktır.

OLED ekranın, LCD’ye göre daha yüksek kontrast oranı ve siyah seviyelerinde üstün performans sergilemesi, özellikle karanlık mod kullanımında ve renk doygunluğu açısından fark yaratmaktadır. Ayrıca, enerji verimliliği ve ince yapısı sayesinde cihazın genel tasarımına da katkıda bulunmaktadır. OLED teknolojisi ayrıca, mini-LED’e kıyasla daha homojen bir aydınlatma sağlayarak göz yorgunluğunu azaltabilir.

Bu yükseltmenin, 11 inçlik model için özellikle büyük bir adım olduğunu söylemek yanlış olmaz. Zira LCD ekran, piyasadaki birçok cihazda standart olarak kullanılmasına rağmen, OLED ekranın sağladığı renk keskinliği ve detay seviyesi kullanıcı deneyimini önemli ölçüde artırıyor. Böyle bir yükseltmenin 13 inçlik modeldeki mini-LED ekran için de oldukça iddialı bir iyileştirme olacağı aşikar.

Kullanıcılar arasında yapılan anket ve incelemelere göre, OLED ekrana sahip bir iPad Pro’nun, özellikle tasarım ve video düzenleme gibi renk hassasiyeti gerektiren işlemlerde tercih edilme oranı daha yüksek. Yüksek fiyat artışına rağmen, sunulan ekran teknolojisi yükseltmesi, profesyoneller ve kaliteye önem veren kullanıcılar için yeterli bir gerekçe sunmaktadır.

Ekrandaki Değişiklik 11 inçlik model (LCD) 12,9 inçlik model (mini-LED)
Kontrast Oranı Daha düşük Yüksek
Siyah Seviyeleri Daha az derin Daha derin
Enerji Verimliliği Daha az verimli Verimli
Görüntü Kalitesi Standart Çok iyi

OLED ekranlar, pazar taleplerine hızla yanıt veren ve sürekli gelişen bir teknolojidir. iPad Pro modellerinde de bu yükseltme ile kullanıcı memnuniyetinin daha da artırılması hedeflenmektedir. LCD ve mini-LED ekranlı modellere göre daha pahalıya mal olan bu yükseltmenin, uzun vadede kullanıcı deneyimini iyileştireceği ve cihazların kullanım ömrünü uzatacağı beklenmektedir.

Kare Oluşturma dayanağı, tanınan Switch PC emülatörü Yuzu’nun en son sürümlerine eklenerek daha akıcı bir oyun tecrübesi sunuyor.

Projenin ardındaki grup, Yuzu’ya neler geleceğinin yanı sıra eklenen yeni özellikler hakkında da detaylar verdi. 2024’ün ana değişikliklerinden biri, emülatörü tek süreçli bir emülatör yerine çoklu süreçli bir emülatöre dönüştürmek olacak.

Geçtiğimiz ay, üniversal kare oluşturucu LFSG 1.0 yayınlanmış ve Kare Oluşturma teknolojisinin birçok oyuna eklenmesine imkan sağlamıştı. Yuzu’nun en son sürümleri bu programı destekliyor. Tekrar de burada her şeyin güllük gülistanlık olmadığını söylemek gerekiyor.

Bu programın kullanımı kare suratının artmasını sağlasa da, bilhassa büyük ekranlarda artifact oluşmasına sebep oluyor. Breath of the Wild’ın 60 FPS’de bu program devre dışıyken ve etkinken nasıl gözüktüğünü görmek için aşağıdaki 2 görüntüyü inceleyip, karşılaştırabilirsiniz:

Belirtmekte yarar var, AMD ekran kartlarına sahip olanlar için artık daha akıcı bir oyun tecrübesinden yararlanmanın yeni bir yolu mevcut – AMD Fluid Motion Frames, şirket tarafından geçen ay resmi olarak piyasaya sürüldü.

Basit bir belge düzenlemesiyle kullanıcılar Vulkan, OpenGL ve Direct3D 9/10’un yanı sıra Direct3D 11 ve 12 üzerinde oyun çalıştırabiliyor. Görüntü kalitesi, kayıpsız ölçeklendirme kullanımına kıyasla daha düzgün ve 60 FPS için performans artışı hayli şaşırtan.

Örneğin, The Legend of Zelda: Tears of the Kingdom’da AMD Fluid Motion Frames ile birlikte Radeon 5600X yahut NVIDIA RTX 3060 Ti üzerinde 170 ila 180 FPS civarında bir performans elde etmek mümkün. Breath of the Wild’ın 60 FPS’de AMD Fluid Motion Frames yokken ve varken nasıl gözüktüğünü görmek için aşağıdaki 2 görüntüyü inceleyip, karşılaştırabilirsiniz:

Yuzu takımı, “Oyunlar bir NVIDIA yahut Intel ekran kartı ile işlenebilirken, AMD Fluid Motion Frames ile kare üretimi yapılabilir fakat karelerin PCIe üzerinden iletilmesinin yarattığı gecikme sebebiyle AMD kartlara nazaran biraz berbattır.” diye açıklıyor. “AFMF’nin çalışması için gereken tek şey ekranın uyumlu AMD ekran kartına bağlı olmasıdır, bundan sonra öteki rastgele bir ekran kartı ile gerçek imaj oluşturulabilir.”

Kaynak: wccftech.com

AMD’nin Intel OneAPI üzerinde çalışan bir CUDA (ekran kartı için NVIDIA’nın sunduğu C programlama eklentisi) uygulaması olan ZLUDA projesini devraldığı söyleniyor. Durdurulmuş olan bu proje, CUDA uygulamalarının Intel donanımında mahallî olarak çalışmasını sağlıyordu, AMD’nin bu projenin geliştiricisine ulaşarak bu aracı AMD ekran kartlarında çalışacak halde HIP/ROCm platformuna taşımak isteyip istemediğini sorduğu ortaya çıktı.

ZLUDA artık AMD donanımlarında CUDA uygulamalarını rastgele bir çeviri yahut kod değişikliği yapmadan çalıştırmanızı sağlayabiliyor. Şimdi tüm uygulamalar mahallî olarak çalışmıyor olsa da geliştiriciler artık ikili evrakları Radeon ekran kartlarında değişiklik yapmadan çalıştırabiliyor. Yapmanız gereken tek şey, CUDA’nın yerini alacak ZLUDA kütüphanesini eklemek.

Proje birinci başta hayata dönmüş üzereydi fakat akabinde takviyesi AMD tarafından durduruldu, bu da geliştiriciye kodu fiyatsız bir halde açık kaynaklı yazılım olarak paylaşma talihi verdi. Teknoloji haber sitesi olan Phoronix de bu sayede kütüphaneyi test etti ve CUDA temelli yazılımın ROCm üzerinde rastgele bir değişiklik gerektirmeden sıkıntısız bir formda çalıştığını doğruladı.

Bu, AMD donanımı için optimize edilmemiş yazılımların artık CUDA dayanağına sahip olduğu manasına geliyor. Yani CUDA, Blender 4.0 yahut V-Ray için bir render API’si olarak kullanılabilir. Radeon HIP hesaplama işleyicisine de sahip olan Blender için bu, Radeon ekran kartlarının ZLUDA kütüphanesi aracılığıyla HIP’den daha süratli çalışabileceği manasına geliyor.

Açık kaynaklı bir kütüphane olan ZLUDA şimdiden mükemmel sonuçlar ortaya koyuyor. Kütüphane şu anda tüm uygulamaları desteklemese de, başka geliştiricilerin katkılarıyla gelişeceğini söylemek mümkün. AMD’nin projeyi iki yıl boyunca finanse etmesinin akabinde takviyesi kesmesinin nedeni bilinmeyen, tekrar de Phoronix’in belirttiği üzere HIP’i destekleyen yazılımların sayısı 2 yıl öncesine nazaran çok daha azdı.

Bu projenin gerisindeki tek geliştirici olan Andrzej Janik’in çalışmalarına devam edeceği söyleniyor. Şu an projenin gündeminde olan fikirlerden biri de Radeon ekran kartlarında ZLUDA aracılığıyla NVIDIA DLSS teknolojisini aktifleştirmek.

Projenin resmi GitHub sayfası, ZLUDA projesinin artık AMD ekran kartlarına odaklandığını yansıtacak biçimde güncellendi. Geliştirici ayrıyeten OpenCL ve ZLUDA ortasındaki kıyaslama sonuçlarını da paylaşıyor:

Kaynak: videocardz.com

iPhone’da RAM’in nasıl temizleneceğini öğrenmek inanılmaz derecede yararlı olabilir. iPhone’un ortada sırada yavaşlaması ve teklemesi yaygın bir durum. Bilhassa uygulamalar ortasında geçiş yapmaya yahut uygulamaları açarken ya da ağır uygulamalar kullanırken aygıtınızın orta sıra yavaş davrandığını fark etmiş olabilirsiniz.

Bazen iPhone’unuz büsbütün donabilir. Çoklukla eski telefonlarda bu daha yaygın görülüyor zira donanımları, çağdaş yazılım ve uygulamaları çalıştırmak için yetersiz kalmakta. Lakin bu donma ve kasma problemlerinin tıpkı vakitte çağdaş iPhone’larda da olduğu görülmekte.

Çoğunlukla donmaya yahut yavaşlamaya neden olan şey, telefonunuzun Rastgele Erişim Belleğinin (RAM) dolması olabilir. RAM, işlemcinin programları çalıştırmak için kullanabileceği kısa vadeli bilgileri depoladığı yerdir. Bilgisayarlar ve telefonlar (aslında küçük bilgisayarlar diyebiliriz) sadece muhakkak ölçüde RAM’e sahiptir. Münasebetiyle, arkaplanda çok şey olup bittiği vakit ve RAM dolmaya başladığında, işlemcinin kısa vadeli dataları depolamak için hudutlu yeri kalır ve sistem birikmiş işleri yönetirken her şey yavaşlar.

Bilgisayarların işletim sistemi (OS) çoklukla RAM idaresiyle şahsen ilgilenir. iOS da bu mevzuda istisna değildir: Şahane bir işletim sistemidir ve iPhone’u piyasadaki en âlâ telefonlardan biri yapan şeyin bir kesimi diyebiliriz. Lakin bütün bunlar hiçbir işletim sisteminin büsbütün kusursuz olmadığını ve bazen her ne sebeple olursa olsun, Arkaplan Uygulamalarını tesirli bir formda yönetemediklerini, bunun da dolu bir RAM’e ve kasma yahut donma sıkıntılarına yol açtığını görüyoruz.

Bu bir bilgisayarda meydana geldiğinde art plan uygulamalarını kapatır ve süreçleri sonlandırırsınız. Fakat iPhone’da art plan uygulamaları ‘askıya alındığı’ ve RAM kullanmadığı için, açık uygulamalar sorun değildir ve bunları kapatmak hiçbir şey yapmaz.

Bu, iPhone’unuzun RAM’inin dolamayacağı yahut muhakkak takılma, donma sıkıntılarının olmayacağı manasına gelmez; sadece art plan uygulamalarını kapatmanın sorunu çözmeyeceği manasına gelir. Pekala iPhone’unuz yavaş çalışıyorsa ve sorunun RAM’de olduğunu düşünüyorsanız ne yaparsınız? Tahlili aslında kolay, iPhone’da RAM’i nasıl temizleyeceğinizi öğreneceksiniz.

iPhone’daki RAM’in nasıl temizleneceğini öğrenmek karmaşık görünebilir, lakin aslında çok kolaydır ve birden fazla vakit takılan yahut donmuş bir iPhone’u düzeltebilir.

iPhone’da RAM nasıl temizlenir?

Öncelikle fizikî Ana Ekran düğmesi olmayan bir iPhone kullanıyorsanız, Assistive Touch’u aktifleştirmeniz gerekiyor (nedenini ilerleyen kısımlarda göreceksiniz). Telefonunuzun fizikî bir düğmesi varsa bu adım’ı atlayabilirsiniz.

1. Ayarlar’a gidin, akabinde Erişilebilirlik’e dokunun. Dokunma’yı seçin ve akabinde AssistiveTouch’a dokunun. Bir sonraki sayfanın üst kısmında AssistiveTouch’ı açın.

Artık ekranda dairesel bir düğme göreceksiniz. Dokunma seçenekleri menüsünün görüntülenmesi için bu düğmeye dokunun. Daha sonra kullanacağımız şey ise Ana ekran düğmesi’dir.

Artık ekranda dairesel bir düğme göreceksiniz. Dokunma seçenekleri menüsünün görüntülenmesi için bu düğmeye dokunun. Daha sonra kullanmamız gereken düğme budur, yani yeni iPhone’larda fizikî bir düğme olarak bulunmayan Ana Ekran düğmesidir.

Daha sonra, kapatma menüsüne girmeniz gerekecek, lakin her vakit kullandığınız menüye girmeyeceksiniz.

2. Telefonunuzun kilidini açın. Akabinde, süratli bir biçimde ses açma düğmesine basın, akabinde ses kısma düğmesine basın ve kapatma menüsü görünene kadar güç düğmesini basılı tutun.

Artık zorla yine başlatma, kurtarma ve DFU modları ve birebir vakitte RAM paklığı için kullanılan sorun giderme kapatma menüsünde olacaksınız. Bu, telefonunuzu kapatmak için kullandığınız olağan kapatma menüsünden farklı görünür; olağan menüde SOS kaydırıcısı bulunurken, bu daha güçlü sorun giderme kapatma menüsünde yoktur; iPhone’daki RAM’i temizlemek için, bu formda yanlışsız yolda olduğunuzu anlayabilirsiniz.

3. Kapatma menüsündeyken menüyü açmak için AssistiveTouch düğmesine dokunun. Akabinde Ana Ekran seçeneğine uzun basın. Fizikî düğmeli bir iPhone kullanıyorsanız, fiziksel düğmeye basılı tutmanız yeterlidir.

4. Artık hakikat yaptığınızı ve RAM’inizi temizlediğinizi belirten bir kilit ekranıyla karşılaşacaksınız. Şifrenizi girin, artık RAM’iniz temizlendi.

İşe yaradığını test etmek için Son uygulamalarınızı açmak üzere ekranın ortasından üst kaydırıp basılı tutun. Daha evvel açık olan her uygulama, dokunulduğunda yine başlatılır, sistem belleğinizin temizlendiğini bu formda anlarsınız.

Artık iPhone’da RAM’in nasıl temizleneceğini biliyorsunuz.

Microsoft, 8 Şubat itibariyle Canary ve Dev kanalında bulunan Insider üyelerine Ekran Alıntısı Aracı ve Not Defteri uygulamaları için yeni bir güncelleme yayınladı. Not Defteri uygulaması aldığı yeni güncellemeyle bir arada Copilot yapay zeka dayanağına sahip oldu.

Ekran Alıntısı Aracı Sürüm 11.2401.32.0

Bu güncellemeyle bir arada uygulamayı kullanarak aldığınız ekran manzaralarına süratli ve anlık olarak dikdörtgenler, kareler, oklar ve daha fazlasını ekleyebileceksiniz. Bu sayede birtakım uygulamaları kullanmadan işlerinizi halledebileceksiniz.

Kullanmak için bir ekran görüntüsü alın. Araç çubuğunda bulunan “yeni şekil” butonunu kullanarak ekran imgeniz üzerinde şekiller çizebilir, şekillerin içini doldurabilir yahut çizdiğiniz hal ya da çizgilerin rengini değiştirebilirsiniz. Ekran görüntüsü üzerinde yaptığınız uygulamaları silgi aracıyla yahut geri al butonunu kullanarak temizleyebilirsiniz. Yaptığınız çizimi seçip taşıyabilir ve isteğinize bağlı olarak tekrar boyutlandırabilirsiniz.

Not Defteri Sürüm 11.2401.25.0

Not Defteri, bu güncellemeyle bir arada bir “Copilot ile açıkla” seçeneğine sahip oluyor. Bu özellik sayesinde metinlerinizi rahatça anlayabiliyorsunuz. Şayet açtığınız metin dokümanı bir log yahut kod belgesiyse bu özellik sayesinde kolaylıkla anlayabiliyorsunuz.

Özelliği denemek için açtığınız bir metin evrakında, bir satırı işaretleyip ve sağ tıklayıp “Copilot ile açıkla” seçeneğini yahut yeni bir kısayol olan Ctrl+E seçeneğini deneyebilirsiniz. Bu süreci tamamladıktan sonra seçtiğiniz satırla ilgili bir açıklama karşınıza çıkacak. Bu özellik yalnızca Copilot uygulamasına sahip olan Windows sürümlerinde bulunuyor. Not Defteri uygulamasının bu özelliği vakit zaman algılayamadığı olabiliyor fakat yakında bu sorunun çözüleceğinden eminiz.

Eğer Insider kullanıcısıysanız ve iki uygulamaya erişiminiz olursa ve bir kusur bulursananız Win+F kısayolunu kullanarak geri bildirim verebilirsiniz.

Apple, SE 3’e kıyasla büyük bir yine dizayndan geçmesi planlanan uygun fiyatlı iPhone SE 4 telefonu üzerinde çalışıyor. Birkaç kere ertelenen aygıtın ne vakit gün ışığı göreceğinden emin değiliz ancak aygıtla ilgili detaylar vakit zaman ortaya çıkıyor ve tasarım ve form faktöründeki değişiklikler hakkında bilgi veriyor. Kabataslak bir söylenti iPhone SE 4’ün çentikten kurtulacağını ve bunun yerine iPhone 15 modellerine emsal biçimde ekranda Dinamik Ada’nın yer alacağını tez ediyor.

Apple, iPhone SE 4’ü ekranda Dinamik Ada ile piyasaya sürmeyi ve iPhone 15 modelleriyle ortasındaki tasarım farkını daraltmayı planlıyor

Geçtiğimiz yıl Apple’ın iPhone SE 4’ünün iPhone 14 gibisi bir dizayna sahip olacağı için büyük bir tasarım değişikliğinden geçeceği bildirilmişti. Kimi değerli farklılıklar olsa da SE 4, en yeni modellere kıyasla şirketin en ucuz iPhone’u olmaya devam edecek. SE serisinin tanıtılmasının tüm hedefi esasen iPhone’un ekonomik bir varyantını sunmaktı. X’te Majin‘e nazaran Apple, iPhone SE 4’ün piyasaya sürülmesiyle birlikte ekranda Dinamik Ada dizaynına geçecek.

iPhone SE 4’ün iPhone 14 gibisi bir dizayna sahip olacağı söylendiğinden, aygıtın bir çentik barındıracağı epey açıktı. Çentiğin, Apple’ın ekonomik iPhone’unu tekrar tasarlamaya yönelik daha büyük planının bir modülü olduğu bildirildi. Şirketin aygıtta dev bir alın ve çene ile birlikte Ana Ekran düğmesindeki Touch ID’den uzaklaşması bekleniyordu. Yeni kuşak iPhone SE, büsbütün ekranlı bir tasarım ve artta tek bir kamera sensörü ile gelecek.

iPhone SE 4 çentikten kurtulacak ve ekranda Dinamik Ada'yı benimseyecek

Sızıntıyı yapan, iPhone SE 4’ün kamera çıkıntısının Apple’ın iPhone 16 için planladığı çıkıntıya benzeyeceğini argüman ediyor. Kısa bir mühlet evvel iPhone 16’nın mevcut modellerden daha ince bir çıkıntıya yerleştirilmiş dikey olarak hizalanmış kamera lensleri barındıracağı bildirilmişti. Bununla birlikte, kamera bölgesi mikrofon ve flaş modülünün yanı sıra sensörün kendisini de barındıracak. iPhone 16’da flaşın kamera çıkıntısının dışında yer aldığı görülüyor. Aygıt, genel tasarım düz kenarları ve USB-C ilişki noktası ile iPhone 14’e emsal olacak.

Haberin doğruluk hissesi varsa, şirketin çentikten büsbütün uzaklaşmayı hedeflediği ve bunun yerine ön tarafta bir Dinamik Ada kullanacağı varsayım edilebilir. Daha evvel Apple’ın birçok zorlukla karşılaştığı için iPhone SE 4’ü 2025 yılında piyasaya sürmeyi planladığı bildirilmişti. Lakin, aygıtla ilgili somut bir detay bulunmadığından bu habere kuşkuyla yaklaşmak gerekiyor.

Kaynak: wccftech.com

Instagram beyaz ekran sorunu çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir. Sorunu düzeltmek için şu adımları izleyebilirsiniz:

  1. İnternet bağlantınızı kontrol edin: Instagram’ın yüklenmesi için iyi bir internet bağlantısı gereklidir. Bağlantınızın güçlü olduğundan emin olmak için Wi-Fi veya mobil veri bağlantınızı kontrol edin.
  2. Instagram uygulamasını güncelleyin: Uygulamanızın en son sürümünü kullanmıyorsanız, beyaz ekran sorunları yaşayabilirsiniz. Google Play Store veya App Store’dan en son sürümü indirip yükleyin.
  3. Instagram önbelleklerini temizleyin: Instagram uygulamasındaki önbellekleri temizlemek, beyaz ekran sorununu düzeltmeye yardımcı olabilir. Android cihazlar için Ayarlar> Uygulamalar> Instagram> Depolama> Önbellekleri temizle, iOS cihazlar için ise Ayarlar> Genel> iPhone Depolama> Instagram> Uygulama önbelleğini sil seçeneklerini takip edin.
  4. Cihazınızı yeniden başlatın: Telefonunuzu veya tabletinizi yeniden başlatmak, bazı sorunların çözülmesine yardımcı olabilir. Bu nedenle, cihazınızı yeniden başlatmayı deneyin.
  5. Instagram hesabınızı silin ve yeniden yükleyin: Eğer yukarıdaki adımlar sorunu çözmediyse, Instagram hesabınızı silip tekrar yüklemeyi deneyin. Bu işlem, hesabınızdaki verileri kaybetmeden hesabınızın yeniden yüklenmesine yardımcı olabilir.

Yukarıdaki adımlar beyaz ekran sorununu çözemezse, Instagram’ın destek ekibiyle iletişime geçebilirsiniz.

 

Instagram Beyaz Ekran Hatası Nedir?

 

Instagram beyaz ekran hatası, kullanıcıların Instagram uygulamasını açtıklarında karşılaştıkları bir sorundur. Bu hata, kullanıcının Instagram’ı açtığında sadece beyaz bir ekran görmesine neden olur. Hata genellikle bağlantı sorunları, uygulamanın çökmesi veya yanlış yapılandırma nedeniyle oluşabilir.

Instagram beyaz ekran hatası bazen kullanıcının cihazındaki bellek veya depolama sorunlarından da kaynaklanabilir. Bununla birlikte, bu sorunun en yaygın nedeni uygulamanın yükleme hatasıdır. Bu nedenle, kullanıcılar uygulamayı güncelleyerek veya önbellekleri temizleyerek sorunu düzeltebilirler.

Beyaz ekran hatası, Instagram’ın kullanımını engelleyebilir ve kullanıcının hesaplarına erişimlerini engelleyebilir. Bu nedenle, kullanıcılar hatayı çözmek için yukarıdaki önerileri uygulayabilirler veya Instagram destek ekibiyle iletişime geçebilirler.

 

Instagram Beyaz Ekran Hatası Neden Kaynaklanır?

 

Instagram beyaz ekran hatası, çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir. İşte bazı yaygın nedenler:

  1. İnternet bağlantısı sorunları: İnternet bağlantısı sorunları, Instagram beyaz ekran hatasına neden olabilir. Eğer internet bağlantınız yavaş veya istikrarsızsa, Instagram sayfalarını yüklemekte zorlanabilirsiniz.
  2. Uygulama güncellemesi: Instagram uygulamasının en son sürümünü kullanmıyorsanız, uygulama hatalarına neden olabilir. Bu nedenle, uygulamanızı güncellemek sorunu çözebilir.
  3. Önbelleklerin bozulması: Instagram önbellekleri, uygulamanın hızlı yüklenmesine yardımcı olur. Ancak, önbelleklerdeki bir sorun, beyaz ekran hatasına neden olabilir.
  4. Cihazınızda depolama sorunları: Cihazınızdaki depolama alanı doluysa, uygulamaların doğru şekilde çalışmasını engelleyebilir. Bu durumda, Instagram gibi uygulamaların beyaz ekran hatası verebilir.
  5. Uygulama çökmesi: Instagram uygulaması bazen çökebilir. Bu durumda, uygulama açılmayabilir ve beyaz ekran hatası verir.
  6. Hesap sorunları: Hesabınızda bir sorun varsa, Instagram beyaz ekran hatası verebilir. Bu tür sorunlar, Instagram’ın sistem güncellemeleri sırasında veya hesap onayı sırasında oluşabilir.

Bu nedenlerden herhangi biri, Instagram beyaz ekran hatasıyla sonuçlanabilir. Kullanıcılar, sorunu çözmek için yukarıdaki önerileri uygulayabilir veya Instagram destek ekibiyle iletişime geçebilir.

Instagram Beyaz Ekran Hatası Nasıl Çözülür?

Instagram beyaz ekran hatası çözümü için aşağıdaki adımları takip edebilirsiniz:

  1. İnternet bağlantınızı kontrol edin: İnternet bağlantınızın stabil ve hızlı olduğundan emin olun. Eğer internet bağlantınızda bir sorun varsa, hatayı çözmek için modeminizi veya telefonunuzu yeniden başlatmayı deneyin.
  2. Uygulamayı güncelleyin: Instagram uygulamasını en son sürüme güncelleyin. Bu, uygulamadaki hataları düzeltmeye yardımcı olabilir.
  3. Önbellekleri temizleyin: Uygulamanın önbelleklerini temizleyerek hatayı çözebilirsiniz. Bunun için, Ayarlar > Uygulamalar > Instagram > Depolama alanı > Önbellek verileri sil seçeneklerini takip edin.
  4. Cihazınızdaki depolama alanını kontrol edin: Eğer cihazınızda yeterli depolama alanı yoksa, uygulama doğru şekilde çalışmayabilir. Bu nedenle, cihazınızdaki gereksiz dosyaları silin veya yedekleyin.
  5. Uygulamayı yeniden yükleyin: Eğer yukarıdaki adımlar sorunu çözmediyse, Instagram uygulamasını silin ve yeniden yükleyin. Bu, uygulamayı ilk kez yüklemek gibi olacak ve hatanın düzelmesine yardımcı olabilir.
  6. Instagram destek ekibiyle iletişime geçin: Yukarıdaki adımlar sorunu çözmediyse, Instagram destek ekibiyle iletişime geçebilirsiniz. Bu, daha derinlemesine bir sorunun olup olmadığını kontrol etmelerine yardımcı olacaktır.

Instagram beyaz ekran hatası, genellikle yukarıdaki adımların bir veya birkaçını uygulayarak çözülebilir. Ancak, hatanın devam etmesi durumunda daha ileri araştırma gerekebilir.

  1. Cihazınızı yeniden başlatın: Cihazınızı yeniden başlatarak, uygulamaların düzgün şekilde çalışmasına yardımcı olabilirsiniz. Bu nedenle, öncelikle cihazınızı yeniden başlatmayı deneyin.
  2. VPN’i kapatın: VPN kullanıyorsanız, Instagram’ın kullanımını etkileyebilir. Bu nedenle, VPN’i kapatmayı deneyin ve uygulamayı yeniden başlatın.
  3. Instagram hesabınızla ilgili bir sorun olup olmadığını kontrol edin: Hesabınızda bir sorun varsa, Instagram beyaz ekran hatası verebilir. Bu nedenle, hesap ayarlarınızı kontrol edin ve sorun varsa Instagram destek ekibiyle iletişime geçin.
  4. Instagram uygulamasını kaldırıp yeniden yükleyin: Instagram uygulamasını cihazınızdan kaldırıp yeniden yüklemek, sorunun çözülmesine yardımcı olabilir.
  5. Diğer uygulamaları kapatın: Instagram’ın düzgün çalışması için, diğer uygulamaları kapatmayı deneyin. Bu, cihazınızın performansını artırarak Instagram’ın daha iyi çalışmasına yardımcı olabilir.
  6. Instagram’a erişimi olan tüm uygulamaları kontrol edin: Instagram’a erişimi olan tüm uygulamaları kontrol edin ve uygulamalardan birinin Instagram’ı engelleyip engellemediğini kontrol edin. Eğer öyleyse, engellemeyi kaldırın ve Instagram’ı yeniden başlatın.

Yukarıdaki adımlar genellikle Instagram beyaz ekran hatası çözümü için yeterli olacaktır. Ancak, hatanın devam etmesi durumunda daha derinlemesine bir sorunun olup olmadığını kontrol etmek için Instagram destek ekibiyle iletişime geçebilirsiniz.

  1. Telefonunuzu veya tabletinizi güncelleyin: Cihazınızın işletim sistemi güncellemeleri de Instagram beyaz ekran hatası gibi sorunları çözebilir. Cihazınızın ayarlarında güncelleme seçeneklerini kontrol edin ve en son güncellemeleri yükleyin.
  2. Instagram’ın sunucularında sorun olup olmadığını kontrol edin: Instagram, dünya çapında milyonlarca kullanıcıya sahip olduğu için, zaman zaman sunucu sorunları yaşayabilir. Instagram’ın sunucularında sorun olup olmadığını kontrol etmek için, Instagram’ın resmi hesaplarını takip edebilir veya çevrimiçi araştırma yapabilirsiniz.
  3. Instagram’ı fabrika ayarlarına geri döndürün: Eğer yukarıdaki adımlar sorunu çözmediyse, son seçenek olarak Instagram’ı cihazınızın fabrika ayarlarına geri döndürebilirsiniz. Ancak, bu işlem cihazınızdaki tüm verileri siler, bu nedenle önceden yedekleme yapmanız gerekebilir.
  4. Uygulama ayarlarını sıfırlayın: Uygulama ayarlarını sıfırlamak, Instagram beyaz ekran hatasını çözmeye yardımcı olabilir. Bunun için, Ayarlar > Uygulamalar > Instagram > Depolama alanı > Verileri sil seçeneklerini takip edin.

Bu adımlardan herhangi biri Instagram beyaz ekran hatasını çözebilir. Ancak, hatanın devam etmesi durumunda, cihazınızda veya Instagram hesabınızda daha derinlemesine bir sorun olabilir. Bu durumda, Instagram destek ekibiyle iletişime geçmeniz önerilir.

  1. Instagram beta sürümünü kullanmayı deneyin: Instagram beta sürümü, henüz resmi olarak yayınlanmamış bir sürümdür ve bu nedenle daha yeni özellikler ve iyileştirmeler içerebilir. Eğer Instagram beyaz ekran hatası alıyorsanız, beta sürümünü deneyebilirsiniz. Beta sürümüne kaydolmak için, Google Play Store’dan Instagram’ı arayın ve “Katıl” seçeneğine tıklayın.
  2. DNS ayarlarınızı değiştirin: DNS ayarlarınızı değiştirmek, Instagram beyaz ekran hatasını çözebilir. Bunun için, Ayarlar > Wi-Fi > Ağ > Gelişmiş seçenekler seçeneklerini takip edin. Burada, DNS1 ve DNS2 ayarlarınızı değiştirebilirsiniz.
  3. İnternet bağlantınızı kontrol edin: Instagram beyaz ekran hatası, internet bağlantınızla ilgili bir sorundan kaynaklanabilir. Bu nedenle, internet bağlantınızın düzgün çalışıp çalışmadığını kontrol edin.
  4. Instagram hesabınızı farklı bir cihazda açın: Eğer yukarıdaki adımlar hatayı çözmediyse, Instagram hesabınızın kendisiyle ilgili bir sorun olabilir. Bu durumda, farklı bir cihazda Instagram hesabınızı açmayı deneyin ve sorunun hala devam edip etmediğini kontrol edin.

Yukarıdaki adımlardan herhangi biri, Instagram beyaz ekran hatasını çözmeye yardımcı olabilir. Ancak, hatanın devam etmesi durumunda, Instagram destek ekibiyle iletişime geçmeniz önerilir.