Tag

Apple

Browsing

Apple, OLED ekran üretimini kaliteyi artırmak için LG ve Samsung ile paylaştırıyor. En yeni ekran teknolojileri hakkında bilgi edinin.Apple, akıllı telefon endüstrisindeki yenilikçi adımlarıyla piyasanın öncülerinden biri olma konusundaki iddiasını her geçen gün sağlamlaştırıyor. Bu kez, iPhone serisinin kalitesini bir adım daha ileriye taşımak adına, OLED ekran üretimini işin ustası olarak kabul edilen iki dev şirket LG ve Samsung arasında paylaştırma kararı aldı. Bu stratejik hamle, teknoloji devinin, kullanıcı deneyiminde kusursuzluğa olan bağlılığını ve sürekli kalite gelişimi hedefini gözler önüne seriyor. Peki, Apple bu paylaşımı neden yaptı ve bu adım kullanıcılar için neler vaat ediyor? Bu yazımızda, Apple’ın OLED ekran üretimindeki bu yeni dönüşümüne yakından bakacağız ve kalite gelişimi için attığı adımın potansiyel etkilerini detaylandıracağız.

Apple OLED Ekran Üretimini Kalite Gelişimi için Paylaştırdı

Apple, akıllı telefon pazarındaki liderliğini sürdürebilmek adına OLED ekran teknolojisindeki kaliteyi artırmak için önemli bir adım attı. Şirket, bu strateji kapsamında üretim süreçlerini geliştirecek önemli bir yatırım yapma kararı aldı. Bu kapsamda, ekran üretimi konusunda dünya çapında önde gelen iki şirket olan LG ve Samsung ile iş birliğine gitti. Bu hamle, hem OLED teknolojisindeki gelişmeleri hızlandırmak hem de ürün kalitesini daha da yükseltmek için bilinçli bir paylaşım stratejisi olarak değerlendiriliyor.

Apple’ın bu kararı, OLED ekranların üretim kalitesinde tutarlılık ve inovasyona olan bağlılığının bir göstergesi olarak görülüyor. İki Güney Koreli teknoloji devi, ekran üretim teknolojileri konusundaki uzmanlıklarıyla tanınıyor ve her ikisinin de kendi alanlarında derin teknolojik birikime sahip olmaları, Apple için büyük bir avantaj olarak kabul ediliyor. Apple, böylece müşterilerine sunacağı OLED ekranların kalitesini artırırken aynı zamanda üretim maliyetlerini optimize etmeyi ve teknolojik gelişmeleri maksimum düzeyde takip etmeyi hedefliyor.

Yapılan bu paylaşım, aynı zamanda LG ve Samsung gibi rakip şirketler arasında benzeri görülmemiş bir iş birliği örneği olarak da dikkat çekiyor. Apple’ın ekran ihtiyaçlarını karşılamak için bu iki şirketle ayrı ayrı anlaşmalar yapması, pazarın dinamiklerini değiştirebilecek potansiyele sahip. Bu strateji, OLED teknolojisini daha da ileriye taşımayı ve bu alandaki yenilikleri mobil cihaz kullanıcılarının hizmetine sunmayı amaçlıyor.

Aşağıda, Apple’ın OLED ekran üretimine yönelik paylaşılan stratejisinin detaylarını içeren bir tablo bulunmaktadır:

Şirket OLED Ekran Üretimdeki Rolü Beklenen Çıktı
LG Kalitenin artırılmasında teknolojik katkı Maliyet optimizasyonu ve yüksek performanslı ekranlar
Samsung Inovasyon ve üretim kapasitesi Pazar liderliğinin korunması ve teknolojik ilerleme

Her iki şirket de kendi alanlarında birbirinden farklı yeteneklere sahip olduğundan, Apple’ın OLED ekran üretimi konusunda LG ve Samsung ile paylaştırdığı bu stratejik karar, hem teknolojik yenilikler hem de maliyet etkinliği açısından büyük bir sinerji yaratma potansiyeline sahip görünüyor. Bu sinerjinin, son kullanıcı deneyimine olumlu yansımaları olması ve Apple ürünlerinin kalitesini bir üst seviyeye çıkarması bekleniyor.

2027’de Apple’ın katlanabilir cihaz piyasaya sürmesi bekleniyor; 2026’da ise OLED teknolojili iPad Air güncellemesi planlanıyor.Yıllardır teknoloji tutkunlarının hayallerini süsleyen, ancak somut bir adımı pek göremediğimiz katlanabilir cihazlar konusunda Apple’dan heyecan verici haberler gelmeye başladı. Güvenilir kaynaklardan sızan bilgilere göre, Apple’ın katlanabilir aygıtları 2027’de piyasaya sürmeye hazır olabilir. Zirveye taşıdığı her ürünüyle pazarda yeni bir çığır açan Apple, katlanabilir cihazlar alanında da benzersiz yaklaşımlarıyla öne çıkacak gibi duruyor. iPad Pro’nun ardından, 2026’da OLED ekran teknolojisini kullanarak iPad Air’i güncellemeye hazırlanıyor. Peki, bu yenilikler ışığında Apple’ın katlanabilir teknoloji alanında nasıl bir devrim yaratacağına dair neler söylenebilir? Bu blog yazısında, Apple’ın potansiyel katlanabilir cihaz planları ve OLED ekranlı iPad Air güncellemeleri hakkında yakından bir bakış atacağız.

iPad Pro’dan sonra 2026’da Apple, OLED ekran teknolojisiyle iPad Air’i güncelleyecek

Apple’ın iPad Pro modelini revize etmesiyle birlikte, teknoloji dünyasında bir sonraki adım olarak 2026 yılında OLED ekran teknolojisine sahip iPad Air güncellemesi bekleniyor. Bu gelecek vadeden teknolojik dönüşüm, kullanıcı deneyimini zenginleştirecek ve hareket halindeki kişilere daha canlı görüntüler sunacak.

Apple’ın yenilikçi yaklaşımı, iPad Air‘in performansını ve görsel kalitesini önemli ölçüde artıracak olan OLED teknolojisi kullanarak sadece estetik bir güncelleme olarak kalmayacak. Ayrıca pil ömrü ve görüntü kalitesi gibi kullanıcı odaklı iyileştirmeleri de beraberinde getirecek.

OLED ekranların sunduğu derin siyahlar ve geniş renk gamutu, grafik tasarımı ve video düzenleme gibi profesyonel uygulamalar için ideal olacak. Böylece Apple, kreatif profesyonellerin ihtiyacını daha iyi karşılayacak bir cihaz piyasaya sürmüş olacak.

Bir diğer önemli nokta ise OLED teknolojisinin enerji verimliliğidir. OLED ekran kullanımının, iPad Air’in pil ömrünü önemli ölçüde uzatarak kullanıcılar için daha uzun süreli bir deneyim sunması bekleniyor.

Özellik iPad Air (Mevcut) OLED iPad Air (Beklenen)
Görüntü Kalitesi Yüksek Çözünürlük (retina) Çok daha yüksek kontrast ve renk doğruluğu
Enerji Verimliliği İyi Çok daha iyi
Profesyonel Kullanım Kısıtlı Optimize edilmiş grafik ve video işleme kapasitesi

iOS 18’in yapay zeka özellikleri, Çin’de iPhone satışlarını diğer markalara karşı güçlü bir rekabetle artırmada etkili olabilir.iOS cihazlarının yeni nesil işletim sistemi olan iOS 18, yapay zeka alanında getirdiği yeniliklerle teknoloji dünyasını heyecanlandırmaya devam ediyor. Akıllı telefon pazarında rekabet her geçen gün kızışırken, Apple’ın son bombası iOS 18, diğer markalarla olan yoğun rekabete rağmen Çin başta olmak üzere global pazarda iPhone satışlarını artırmada kilit bir faktör olma potansiyeline sahip. Bu blog yazımızda, iOS 18’in yapay zeka özelliklerinin, zorlayıcı Çin pazarında nasıl bir canlanma yaratabileceğini ve teknoloji tutkunlarının yüzünü neden güldürebileceğini detaylı bir şekilde ele alacağız.

iOS 18’in yapay zeka özellikleri, diğer markalarla olan yoğun rekabete rağmen Çin’deki iPhone satışlarını canlandırmada önemli bir rol oynayabilir

Apple’ın en yeni mobil işletim sistemi iOS 18, özellikle yapay zeka yetenekleriyle dikkat çekiyor. Pek çok alanda kullanıcı deneyimini iyileştiren bu yenilikler, diğer markaların yoğun rekabetine rağmen Çin pazarında iPhone satışlarını artırabilecek potansiyele sahiptir. Çin’deki tüketiciler teknolojik yeniliklere kısa sürede adapte olma ve yüksek teknoloji ürünlerine yönelik artan ilgi gösterme eğiliminde olduklarından, iOS 18 ileri düzey özellikleriyle bu beklentilere cevap verme kapasitesine sahip görünmektedir.

Çin’deki akıllı telefon pazarı, yerel üreticilerin agresif fiyatlandırma ve yenilikçi özelliklerle donatılmış ürünleriyle rekabetin oldukça yüksek olduğu bir alan. Ancak Apple, yapay zeka entegrasyonu konusunda yapmış olduğu yatırımlarla, kullanıcıların günlük yaşamı kolaylaştıran, işlerini hızlandıran ve kişisel asistanlar gibi davranabilen akıllı özellikler sunarak farkını ortaya koymaktadır. Bu, özellikle Çin pazarındaki tüketiciler için çekici bir özellik olarak öne çıkabilmektedir.

iPhone kullanıcıları, iOS 18 güncellemesiyle gelen özellikler sayesinde, ses tanıma, görüntü işleme ve doğal dil işleme gibi alanlarda üstün performans sunan uygulamalardan faydalanabilmektedir. Bu özelliklerin her biri, yapay zeka teknolojilerinin en son yeniliklerini yansıtarak, kullanıcılara daha akıllı ve entegre bir deneyim vaat etmektedir.

Bunun yanında, iOS 18 ile gelen geliştirmelerin arasında, yapay zeka destekli kişiselleştirme ve öğrenme kapasitesi de bulunmaktadır. Sistem, kullanıcılarının alışkanlıklarını ve tercihlerini zamanla öğrenerek kişiye özel önerilerde bulunabilir ve böylece kullanıcı memnuniyetini artırıcı etkiler yaratabilir.

İşte bu saydığımız özelliklerin bazılarını aşağıdaki tablo formatında görebilirsiniz:

Yapay Zeka Özelliği Açıklama Çin Pazarı İçin Önemi
Ses Tanıma Kullanıcıların ses komutlarıyla etkileşimde bulunmasını sağlar. Teknolojiye olan yüksek ilgi ve kullanım kolaylığı sunar.
Görüntü İşleme Gelişmiş kamera özellikleri ve fotoğraf düzenleme araçları. Visüel medyaya olan yoğun ilgiyi karşılar.
Doğal Dil İşleme Kullanıcıların yazılı ve sözlü talimatları daha iyi anlamasını sağlar. Çok dilli destek ile geniş kullanıcı kitlesine hitap eder.
Kişiselleştirme Alışkanlık ve tercihlere göre öneri yapar. Kullanıcı deneyimini kişiselleştirerek memnuniyeti artırır.

Yeni OLED iPad Pro modelleri, 11 ve 13 inç seçenekleriyle, önemli fiyat artışı ve gelişmiş ekran teknolojisi ile yakında piyasada.Apple’ın en çok tercih edilen yüksek performanslı tabletleri arasında yer alan iPad Pro serisi, yeni OLED ekran teknolojisi ile tüketicilerin beğenisine sunulmaya hazırlanıyor. Ancak baş döndürücü görsel deneyimiyle dikkat çekecek bu modeller, aynı zamanda kullanıcıların bütçesini de oldukça zorlayacak bir fiyat artışı ile geliyor. Öyle ki, 11 inçlik OLED iPad Pro modeli için belirlenen 1.500 dolarlık ve 13 inçlik OLED versiyon için öngörülen 1.800 dolarlık fiyat etiketleri, teknoloji meraklılarının cüzdanlarını sıkı bir teste tabi tutacak. Bu blog yazımızda, OLED teknolojisine geçişin iPad Pro modellerinin maliyetine etkilerini ve yeni ekranın önemli özelliklerini detaylandıracağız.

OLED iPad Pro modelleri, 11 inç için 1.500 dolar ve 13 inç model için 1.800 dolar arasında değişen büyük bir fiyat artışı görecek

OLED iPad Pro modellerinin piyasaya sürülmesiyle, teknoloji tutkunlarını hem heyecanlandıran hem de cüzdanlarını tedirgin eden bir gelişme kapıda. Özellikle 11 inç boyutundaki model için öngörülen 1.500 dolarlık başlangıç fiyatı ve 13 inçlik model için belirlenen 1.800 dolarlık etiket, varolan iPad Pro serisine kıyasla ciddi bir mali yük anlamına gelebilir. Bu durum, henüz piyasaya sürülmemiş olmasına rağmen cihazlarla ilgili beklentilerin artmasına neden oluyor.

OLED teknolojisi, sunduğu canlı renkleri ve derin siyahlarıyla tablet deneyimini bambaşka bir seviyeye taşıyor. Bu özelliklerin ışığında, fiyat artışının kullanıcılar tarafından makul karşılanıp karşılanmayacağını zaman gösterecek. Ancak, Apple markasının sadık müşterileri arasında bu tarz yükseltmelerin yüksek fiyatlarla gelmesine alışık olunduğunu söylemek yanıltıcı olmaz.

Şimdi ise akıllarda, bu fiyat farkının yalnızca marka gücüne ve OLED ekran teknolojisine dayalı olup olmadığı sorusu var. Öncelikle bu soruya cevap vermek için teknik detaylara ve kullanıcı deneyimlerine ihtiyacımız olacak. Ancak şüphesiz ki OLED ekranlı iPad Pro modelleri, hem görüntü kalitesi hem de tasarım estetiği açısından kullanıcılara eskisinden farklı bir deneyim vadetmekte.

Teknoloji meraklıları için aşağıda 11 inç ve 13 inç OLED iPad Pro modellerinin fiyat karşılaştırmasını görebilirsiniz:

Model Eski Fiyat Yeni Fiyat Fiyat Artışı
11 inç OLED iPad Pro 1.199 dolar 1.500 dolar 301 dolar
13 inç OLED iPad Pro 1.499 dolar 1.800 dolar 301 dolar

Yeni OLED iPad Pro modelleriyle ilgili detaylı incelemeleri ve kullanıcı yorumlarını önümüzdeki günlerde daha fazla görme şansımız olacak. Bu heyecanlı bekleyiş sürerken, yeni cihazların sunduğu premium deneyimin beklentileri karşılayıp karşılamadığı ve yükselen fiyatların adaletli olup olmadığı daha net bir şekilde ortaya çıkacak.

OLED ekran, 11 inçlik modeldeki LCD ve 12,9 inçlik modeldeki mini-LED ekrana kıyasla büyük bir yükseltme

OLED ekran teknolojisi, mobil cihaz piyasasında uzun zamandır var olsa da, iPad Pro modellerindeki mevcut ekran türlerine göre önemli avantajlar sunmaktadır. 11 inçlik modelin mevcutta kullandığı LCD ekran ve 12,9 inçlik modelin sahip olduğu mini-LED ekran teknolojisi, OLED’in yanında birçok açıdan geri kalıyor. Bu iki farklı ekran türü, kullanıcıların karar verme sürecinde önemli bir rol oynayacaktır.

OLED ekranın, LCD’ye göre daha yüksek kontrast oranı ve siyah seviyelerinde üstün performans sergilemesi, özellikle karanlık mod kullanımında ve renk doygunluğu açısından fark yaratmaktadır. Ayrıca, enerji verimliliği ve ince yapısı sayesinde cihazın genel tasarımına da katkıda bulunmaktadır. OLED teknolojisi ayrıca, mini-LED’e kıyasla daha homojen bir aydınlatma sağlayarak göz yorgunluğunu azaltabilir.

Bu yükseltmenin, 11 inçlik model için özellikle büyük bir adım olduğunu söylemek yanlış olmaz. Zira LCD ekran, piyasadaki birçok cihazda standart olarak kullanılmasına rağmen, OLED ekranın sağladığı renk keskinliği ve detay seviyesi kullanıcı deneyimini önemli ölçüde artırıyor. Böyle bir yükseltmenin 13 inçlik modeldeki mini-LED ekran için de oldukça iddialı bir iyileştirme olacağı aşikar.

Kullanıcılar arasında yapılan anket ve incelemelere göre, OLED ekrana sahip bir iPad Pro’nun, özellikle tasarım ve video düzenleme gibi renk hassasiyeti gerektiren işlemlerde tercih edilme oranı daha yüksek. Yüksek fiyat artışına rağmen, sunulan ekran teknolojisi yükseltmesi, profesyoneller ve kaliteye önem veren kullanıcılar için yeterli bir gerekçe sunmaktadır.

Ekrandaki Değişiklik 11 inçlik model (LCD) 12,9 inçlik model (mini-LED)
Kontrast Oranı Daha düşük Yüksek
Siyah Seviyeleri Daha az derin Daha derin
Enerji Verimliliği Daha az verimli Verimli
Görüntü Kalitesi Standart Çok iyi

OLED ekranlar, pazar taleplerine hızla yanıt veren ve sürekli gelişen bir teknolojidir. iPad Pro modellerinde de bu yükseltme ile kullanıcı memnuniyetinin daha da artırılması hedeflenmektedir. LCD ve mini-LED ekranlı modellere göre daha pahalıya mal olan bu yükseltmenin, uzun vadede kullanıcı deneyimini iyileştireceği ve cihazların kullanım ömrünü uzatacağı beklenmektedir.

Apple’ın iMessage’ı, bir milyardan fazla kullanıcının çeşitli bölgeler üzerinden birbirleriyle etkileşime geçtiği, dünyanın en tanınan bağlantı servislerinden biri. Lakin bu birebir vakitte onu güvenlik tehditlerine karşı en kıymetli amaç haline getiriyor ve kuantum bilgisayarların rastgele bir sanal saldırıyı gerçekleştirmesine daha birkaç yıl olsa da Apple muhtemelen bu türlü bir olay gerçekleşmeden evvel hazır olmak istiyor. Bu nedenle iMessage’ın güvenlik katmanı kuantum sonrası kriptografiye yükseltildi ve iOS 17.4, iPadOS 17.4, macOS 14.4 ve watchOS 10.4’te kullanıma sunulacak.

Apple’a nazaran kuantum bilgisayarlar bugün iMessage’ın mevcut uçtan uca şifrelemesini kolay kolay tehdit edebilir

Apple son blog yazısında, kuantum seviyesinde işlemeye gereksinim duymadan, iMessage için PQ3 ismi verilen ve hizmeti en sofistike siber akınlara karşı koruyacak kuantum sonrası bir kriptografik protokol geliştirdiğini belirtiyor. Teknoloji devi ayrıyeten bu protokolün piyasadaki öteki tüm iletileşme uygulamalarını geride bıraktığına inanıyor.

“Bugün iMessage tarihindeki en değerli kriptografik güvenlik yükseltmesini, uçtan uca inançlı iletileşme teknolojisini geliştiren, çığır açan kuantum sonrası kriptografik bir protokol olan PQ3’ün tanıtımıyla duyuruyoruz. Uzlaşmaya sağlam şifreleme ve son derece karmaşık kuantum taarruzlarına karşı bile kapsamlı savunmalarla PQ3, Düzey 3 güvenlik dediğimiz düzeye ulaşan birinci iletileşme protokolüdür ve yaygın olarak kullanılan başka tüm iletileşme uygulamalarındakileri aşan protokol müdafaaları sağlar. Bildiğimiz kadarıyla PQ3, dünyadaki tüm ölçekli iletileşme protokolleri ortasında en güçlü güvenlik özelliklerine sahip.”

Mevcut iletileşme hizmetleri, bir çift genel ve özel anahtar aracılığıyla şifreleme kullanır. Açık anahtar gönderilen iletileri şifrelerken, alıcı bir bildirinin şifresini çözmek için özel anahtarı kullanır ve tüm süreç olması gerektiği üzere burnumuzun tabanında gerçekleşir. Bu kriptografi metodu şifrelemeyi kırmak için farklı matematik işlevleri kullanır. Bir bilgisayar korsanının iletilerin şifresini çözme yeteneği, kuantum bilgisayarların başarabileceği ham bilgi süreç gücü ile eşleştirilmiş kriptografik şifrede yatmaktadır.

Yetenekli bir kuantum bilgisayarı bu matematiksel sorunları farklı biçimlerde çözebilir ve bu da iMessage’ın mevcut durumunu tehdit eder. Neyse ki Apple, PQ3’ün bu yıl içinde desteklenen tüm konuşmalarda mevcut kriptografi protokolünün yerini büsbütün alacağını belirtiyor, lakin kullanıcıların bu gelişmiş güvenlik katmanına hak kazanmak için aygıtlarının en son yazılım güncellemesini çalıştırdığından emin olmaları gerekiyor.

Apple iMessage’ın kuantum bilgisayar seviyesindeki tehditlere karşı inançta olmasını nasıl sağlayacak?

Yukarıda da belirtildiği üzere kuantum bilgisayarlara daha yıllar var, lakin Apple’ın teorisine nazaran iMessage’ın şifrelemesini kırmak isteyen makus niyetli rastgele bir saldırgan bugün bilgi toplamaya başlayabilir ve kuantum bilgisayarlar daha erişilebilir hale geldiğinde bu bilgilerin şifresini çözebilir. Gelecekteki ataklara karşı korunmak için Apple, iMessage için mevcut şifreleme algoritması olan Eliptik-Eğri şifreleme ile kuantum sonrası şifrelemeyi birleştiren PQ3 protokolü ile şifreleme anahtarlarının değişmeye devam etmesi gerektiğini belirtiyor.

Ancak Apple’ın PQ3 standardının aktifliğini ölçmenin net bir yolu yok çünkü bu yeni protokolü test edebilecek kolay erişilebilir bir kuantum bilgisayarı bulunmuyor. Tahminen birkaç yıl içinde yararlarına şahit olabiliriz, fakat şimdilik Apple’ın kelamına güvenmekten diğer seçeneğimiz yok. PQ3 standardına derinlemesine bir bakış atmak istiyorsanız, aşağıdaki kaynak linkine tıklayarak şirketin araştırma makalesine göz atmanızı öneririz.

Haber Kaynağı: Apple

Beeper Mini, Android kullanıcılarına iMessage kullanıyor gibi bildiri gönderip alabilecekleri bir yol sunuyordu lakin Apple bu hizmeti kapatma teşebbüsünde acımasız ve ısrarcı davrandı. İki şirket ortasındaki çekişme daha evvel ABD Senatörü Elizabeth Warren’ın da dikkatini çekmişti ve Beeper Mini’nin resmen kapatılmasıyla birlikte FCC (ABD Federal İrtibat Komisyonu) komiseri olaya el atarak Apple’ı tekelci davranışlarda bulunduğuna inandığı için soruşturmaya başladı.

Beeper Küçük geliştiricileri, Apple yüzünden iMessage’ı Android kullanıcılarına sunmaktan vazgeçmesiyle FCC soruşturmasına yol açtı

ABD hükümeti Apple’a karşı çeşitli inhisar soruşturmaları yürütüyor. Tıpkı vakitte FCC komiseri Brendan Carr da teknoloji devinin son atılımının FCC’nin 14. Kısım kurallarına uygun olup olmadığını araştırıyor. Carr bu açıklamayı Pazartesi günü düzenlenen State of the Net Konferansı sırasında yaptı. FCC’nin Kısım 14 kurallarını bilmeyenler için, bu kurallar ‘gelişmiş bağlantı hizmeti’ ya da iMessage üzere hizmetlerin erişilebilir olmasını sağlamak için uyulması gereken gereklilikleri ortaya koyuyor.

Apple’ın Beeper Mini’nin kapatılmasında kıymetli bir rol oynaması nedeniyle Carr, Apple’ın FCC’nin “sağlayıcıların erişilebilirliği yahut kullanılabilirliği engelleyen ağ özellikleri, fonksiyonları yahut yetenekleri yükleyemeyeceğini” söyleyen kuralını ihlal etmiş olabileceğine inanıyor. Komiser ayrıyeten yeşil baloncuklardaki düşük kontrastın görüş sorunu yaşayan kullanıcıların bu bildirileri görmesini ya da ayırt etmesini zorlaştırdığına inanıyor.

“Apple, iMessage’da Beeper Mini’nin fonksiyonelliğini devre dışı bırakacak değişiklikler yaptı. FCC, Apple’ın erişilebilirliği ve kullanılabilirliği teşvik eden Beeper Mini’nin fonksiyonelliğini azaltma kararının, FCC kurallarını ihlal eden bir adım olup olmadığını incelemek üzere bir soruşturma başlatmalıdır.”

Apple’ın aksiyonlarıyla Beeper Küçük Aralık 2023’te kapanmak zorunda kaldı. Standart hizmet hala kullanılabilir durumda, lakin Android kullanıcıları hala birbirleriyle iMessage üzerinden bağlantıya geçmek istiyorlarsa, bir iPhone yahut Mac’e erişmeleri gerekiyor ki bu da hizmetin hedefini tamamen ortadan kaldırıyor. FCC komiserine gelince, bu hükümet yetkililerinin tekelcilikle ilgili hususlarda Apple’ın peşine düştükleri ilk sefer değil ve son teşebbüs olacağından da şüpheliyiz.

Kaynak: wccftech.com

Apple bu ayın başlarında Vision Pro’yu piyasaya sürdü ve aygıt beşerler tarafından epeyce düzgün karşılandı. Öte yandan kullanıcılar visionOS’ta pek çok eksiklik olduğunu keşfettiler. Apple, sıkıntısız ve akıcı bir kullanıcı tecrübesi için bir dizi yeni değişiklik getiren visionOS 1.0.3’ü nihayet yayınladı.

Apple, kulaklıkta parola sıfırlama seçeneği ile visionOS 1.0.3’ü yayınladı

Apple’ın Vision Pro için yayınladığı en son visionOS 1.0.3 güncellemesi, aygıtın 2 Şubat’ta satışa sunulduktan sonra kullanıcılara yönelik birinci güncellemesi olarak dikkat çekiyor. Apple, başlık piyasaya sürülmeden evvel visionOS 1.0.1 ve visionOS 1.0.2’yi yayınlamıştı. Bu evvelki güncellemeler, güvenlik iyileştirmelerinin yanı sıra performans geliştirmeleri ve kusur düzeltmeleri getirmişti.

visionOS 1.0.3 ise kıymetli bir yanılgıyı düzeltmekle kalmayıp, kullanıcı tecrübesini kıymetli ölçüde geliştiren yeni bir özellik getiriyor. Bu özellik, kaybedilmesi durumunda Vision Pro parolasını sıfırlama imkanı getiriyor. Güncellemeden evvel kullanıcılar, parolalarını sıfırlamak için en yakın Apple Store’a gitmek zorundaydı. Bunun ne kadar can sıkıcı bir şey olduğunu iddia etmek güç değil.

Apple Vision Pro, dalda epey âlâ karşılandı ve Meta’nın Quest Pro başlığıyla rekabet ediyor. Daha evvel Meta’nın AR/VR dünyasının Android’i olmak istediği söylenmişti. Apple’a gelince, Vision Pro’yu bu türlü bir pozisyondan alıkoyan yegane şeyin fiyatı olduğunu söylemek mümkün.

Kaynak: wccftech.com

Geçtiğimiz günlerde Apple, doğal lisan komutlarıyla manzaraları düzenleyebilen ve manipüle edebilen yeni bir yapay zeka modelini piyasaya sürerek bir atılım yaptı. Şirket yavaş yavaş iPhone 16 modelleri için kendi yapay zeka uygulamalarını sunmak için çalışıyor.

Daha önce iOS 18’in yeni AI özelliklerinin eklenmesi nedeniyle Apple’ın iPhone’a şimdiye kadar sunduğu en büyük yenilik olacağından bahsetmiştik. Artık de Apple’ın Vision Pro başlığı için geliştirdiği visionOS işletim sisteminden ilham alarak iOS 18’i yine tasarlamak istediği söyleniyor. Söylentilere nazaran iOS 18, yarı saydam menüler ve daha fazlası ile visionOS’tan tasarım ipuçları alacak.

Apple, iOS 18 için yapay zeka ile ilgili çok çeşitli özellikler üzerinde çalışıyor. Analist Jeff Pu daha evvel yakında çıkacak olan iPhone 16 serisinin Apple’ın bu yıl içinde yapay zeka özelliklerini piyasaya süreceği birinci aygıt olacağını belirtmişti. Öte yandan iPhone 16 modelleri sırf bir başlangıç olacak zira Apple gelecekteki aygıtları için teknolojinin geliştirilmesini hızlandıracak. iOS 18 için çok sayıda yapay zeka özelliği söylentisi olsa da, platformun tasarımı yahut görsel tecrübesi hakkında rastgele bir detay duymadık.

iOS 18, visionOS’tan tasarım ipuçları alacak

The Verifier‘a nazaran yakında çıkacak olan iOS 18 ve iPadOS 18, visionOS platformundakine benzeri tasarım değişikliklerine sahip olacak. Rapor, iPadOS 18’deki Apple TV uygulamasının yarı saydam bir gezinme çubuğuna sahip olacağını argüman ediyor. Bu, Apple’ın kısa mühlet evvel duyurduğu Vision Pro için kullandığı tasarım lisanıyla tıpkı. Bununla birlikte, Vision Pro bir karma gerçeklik başlığı olduğundan, aygıtın yarı saydam öğeler içermesi mantıklı olacaktır, ancak iPad ve iPhone tıpkı görsel tecrübesi paylaşmayabilir.

Raporda ayrıyeten Apple’ın iOS 18’de Safari de dahil olmak üzere sistem uygulamalarını, makul menüleri ve sistem öğelerini yine tasarlamayı planladığından bahsediliyor. iOS 18 tasarım değişiklikleri şu evrede doğrulanmamış olsa da, şirket iPad, Apple Watch, Mac, Vision Pro ve daha fazlası için çok sayıda ek güncellemeyi WWDC 2024 etkinliğinde duyuracak.

Kaynağın karışık bir sicile sahip olduğu konusunda ikazımızı yapalım, bu nedenle haberlere ihtiyatla yaklaşmanızı tavsiye ediyoruz. Sonuç çıkarmak için şimdi çok erken ve şirket iOS 18 ile çeşitli tasarım değişiklikleri sunabilir. Fakat Apple masaya asgarî değişiklik getirse bile, platform için planladığı özellikler göz önüne alındığında iOS 18 şirketin iPhone için en büyük güncellemesi olacaktır.

Kaynak: wccftech.com

Apple’ın Vision Pro isimli yeni MR (Karma Gerçeklik) başlığı geçtiğimiz günlerde ABD’de piyasaya sürüldü ve baz modeli için istenilen 3.499 dolarlık yüksek fiyatına karşın, teknoloji devi şirketin başlığına yönelik övgüler gelemeye devam ediyor. Aygıtın şu anki durumda bile iPad aygıtlarındaki satışı olumsuz etkileyebileceği söyleniyor.

Apple Vision Pro, iPad’e Nazaran Birçok Alanda Üstünlük Sağlasa da, Popülerlik Kazanması Gerekiyor

Başa takılan aygıtın, Apple’ın Mac serisini ya da iPhone’un yerini alma potansiyeli, Bloomberg’den Mark Gurman tarafından küçümsendi. ‘Power On‘ bülteninin son sayısında Gurman, Apple Vision Pro’nun şimdi birinci günlerinde olmasına karşın iPad satışlarını düşürebileceğini belirtiyor. Şirketin en yeni eserinin, iPad’in sunduğundan çok daha âlâ bir tecrübe sağlayabileceğinden bahsediyor.

Yıllar boyunca Apple, iPad serisini Mac serisinin yerine geçecek bir eser olarak pazarlamaya çalıştı. Donanım açısından şirketin “ince ve hafif” olan eseri rakiplerinden daha yeterli performans gösterdi, lakin iPadOS her vakit kaybetmeye mahkum oldu. Klavye ve fare dayanağının yanı sıra Final Cut üzere profesyonel uygulamaların platforma getirilmesi bile şirketin umduğu kadar güzel sonuç getirmedi. Apple, 2024 yılının birinci çeyreğinde yaptığı çıklamalarda geçtiğimiz çeyreklerde olduğu üzere bu çeyrektede iPad satışlarının düştüğünü belirtti.

Mark Gurman şu kelamları söyledi;

“İşte Vision Pro burada devreye giriyor. Başlığın Mac’in geleceği ya da iPhone’un yerini alabileceği istikametinde pek çok söylenti var. Ben ikisinin de gerçek olduğunu düşünmüyorum. Yaklaşık bir hafta boyunca 3.499 dolarlık aygıtı kullandıktan sonra Vision Pro‘nun iPad’in yerini alabileceğine inanıyorum. Evet, aygıt öbür Apple eserlerinden daha âlâ bir tecrübe sunuyor.”

“Testlerimde Vision Pro, video akışı, hafif işler, e-posta ve başka bildirilerin gönderilmesinde başarılı oldu. Ayrıyeten fotoğrafları görüntülemek ve harici bir Mac monitörü olarak da kullanılabilir. Bu özellikleri göz önünde bulundurursak aygıt kanepede otururken, yatakta ya da uçakta yani iPad kullanabileceğiniz her yerde bir alternatif olarak kullanılabilir. Fakat beni yanlış anlamayın, şimdi çok erken zira latife üzere olan fiyatı dışında birkaç geliştirmeye daha muhtaçlığı var.”

“Ancak bugünkü Vision Pro, geleceğin kendisinden çok geleceğin bir önizlemesi üzere. Çok ağır ve hantal, pil ömrü çok kısa ve kâfi sayıda özel uygulama yok. VisionOS işletim sistemi, tüm güçlü taraflarına karşın birinci jenerasyon bir Apple eserinden beklendiğimizden daha çok kusur barındırıyor.”

Apple, fiyatlandırma sıkıntısını çözmek için düşük maliyetli bir model üzerinde çalışıyor. Lakin, bu modelin 2025‘ten evvel piyasaya sürülmeyeceği varsayım ediliyor. Ayrıyeten bu modelin hayata geçirilmesi durumunda düşük maliyetli olması için birtakım özelliklerin kısıtlanabileceği düşünülüyor. Kanılara nazaran Mac yonga seti yerine iPhone yonga setine geçmesi bekleniyor. Düşük fiyatlı model için yeni bilgilerin gelmesinin uzun sürebileceği belirtiliyor. Siz okurlarımızın fikirlerinide yorumlara bekliyoruz.

Kaynak: wccftech.com