Seyahat Ederek Kendini Keşfet!

0
55

Seyahat Ederek Kendini Keşfet

 

 

Hiç düşündünüz mü seyahat etmek insana ne katabilir ki diye? Bu insanlar neden işi gücü, düzeni, her şeyi terk edip dünya turuna çıkıyor diye? Seyahat ederek kendini keşfetmenin, hayatı daha iyi anlayabilmenin sırlarını vereceğim bu yazıda size.

Hayat çok hızlı akıp gidiyor. En güzel yıllarımızı, iyi maaşı olan bir iş bulabilmek için gereken diploma peşinde harcıyoruz. “Her şey yoluna girecek” , “güzel günler göreceğiz” umuduyla 50’li yaşlarımızı görüyoruz. Ev, araba, kredi, çocuk, torun derken toprak olup gidiyoruz. Çoğumuz doğup büyüdüğü şehirden bile başka bir şehir, yaşam görmeden terk ediyor bu dünyayı. Çok acı değil mi? Oysa Dünya’da ayak basabileceğimiz kara alanı 148,9 milyon km² ’dir.

 

Rutin Bir Hayat? Nereye Kadar?

 

Saat 6’da ruhumuzu sömürürcesine çalan alarm, güne hangi kıyafetle başlayacağına karar verememek, acaba patron bugün neye kızacak endişesi ve beynimizin içinde kopan şiddetli fırtınalar. Bunların çoğu sizde mevcut değil mi? Hiç hayata diğer yönden baktığınız oldu mu?

Bugün bu fikirlerin hepsinin bir kenara bırak. Kravatını bağlama, geçen hafta sipariş verdiğin o pahalı elbiseni giyme, telefonunu kapat, kimse aramasın seni. Evden çık. Sahile veya ufku rahat görebileceğin, insanlardan uzak bir  yere git. Bugün hayatında yaşayacağın kalan günlerinin ilk günü! Yola çık!

Seyahat eden insanların gülüşü bile farklıdır, hikayeleri vardır, hayata bakış açıları değişmiştir, ilham doludur, yenilikçidir ve en önemlisi insan olmanın farkına varabilmiştir.

 

Seyahat Ederek Kendini Keşfet ve Geliştir

 

Seyahat ederek;

    Hayata bakış açımızı değiştiriyoruz. Yıllardır içinde yaşadığımız çevredeki insanların düşüncelerinden, tavırlarından uzaklaşıyoruz. Yepyeni bir çevre, yepyeni bir tarz demektir. Olayları farklı açıdan değerlendirmeye başlıyoruz. Bu zamana kadar doğru bildiğimiz çoğu şeyin aslında yanlış olduğunu kavrayabiliyoruz.

    Yadırgamıyoruz artık insanları. O bunu giymiş, şu böyle demiş, bu şöyle yapmış demiyoruz artık. İnsanların kararlarına saygı duymayı öğreniyoruz. Kendi tercihini vermiş insanları küçük görmüyoruz. Kalıp düşüncelerden sıyrılıp, gerçekleri görüyoruz. Milyarlarca insanın olduğu dünyada milyarlarca düşünce tarzı olabileceğini görerek anlıyoruz.

    Anı yaşamanın ne demek olduğunu fark ediyoruz. Her sabah uyandığımızda, “bugün ne giyeceğim, akşam ne yapacağım, bu ayakkabı elbiseme uymuş mu, patron ne der, komşu ne der?” gibi cümleler yok artık. Sadece biz ve içinde bulunduğumuz, akarak giden zaman var!

    Kaygılarımız, dertlerimiz bile değişti artık. Vardığın yerlerdeki yerel halkın konuştuğu dil artık derdin, treni kaçırma kaygın var artık. Ama sen bunların sorun olmadığını çoktan öğrendin değil mi? Anı yaşamayı biliyorsun çünkü artık. Yerel halkın dilini öğrenmeye çalışarak keyif alıyorsun, kaçan trenin arkasından el sallarken tren garında yeni insanlarla tanışıyorsun.

 

Seyahat Ederek Kendini Keşfet ve Yeni İnsanlar Tanı

 

Trenden indin. Hayatında ilk defa gördüğün bu şehrin kokusunu içine çek. Kim bilir ne maceralar bekliyor seni bu şehirde? Ukrayna’da kaldığım hostelde aynı odayı paylaştığım, birlikte 2 hafta geçirdiğim Michael, 40 yaşında neşe dolu bir insandı. 20 yaşında Amerika’yı terk edip yollara düşmüş. İlk başlarda cebinde beş kuruş parası olmamasına rağmen, gittiği ülkelerde eğlenceli işlerde çalışıp hem parasını hem de konaklamasını bedavaya çıkarmış.

Anlatacak o kadar çok hikayesi vardı ki 20 yıl biriktirdiği. Bir 20 yıl daha onunla sohbet etsem hikayesini bitiremezdi. Yaşadığı kötü şeyleri anlatırken bile o şeylerden hayatını olumlu yönde etkileyen tecrübeler olarak bahsediyordu.

Milyarlarca insanın olduğu dünyada neden doğduğumuz yerdeki insanların içinde hapsolalım ki? Neden farklı hayatlar, farklı insanlar tanımayalım? Sahi dünyada milyonlarda çeşit lezzet varken neden yemek kültürümüz hep aynı kalsın? İşte seyahat ederek bunların tadına varmak mümkün. Gittiğiniz her ülkede bir öncekinden farklı kültür deneyimleyeceksiniz.

Daha çok insan tanıyıp, daha çok kültür gördükçe özgüvenin de artacak. Sorunlarla baş etmeyi öğreneceksin. Daha emin adımlarla ilerleyeceksin artık. Üniversitede bile öğretilmeyen şeyleri çözebileceksin. Sadece coğrafya dersinde gördüğün, çizgi filmlerde izlediğin o İsviçre Alpler’inin eteklerinde oturup müthiş manzarayı ruhunun derinliklerine işleyeceksin.

Ya Sonra Ne Olacak?

 

Tüm bunları okurken kafanızda bu soru vardı değil mi? Dünyayı gezdik, seyahat ederek kendimizi keşfettik, yeni insanlar tanıdık ve daha fazlasını deneyimledik ama şimdi ne olacak?

İnsanlar bu yola çıkarken bu düşünceleri asla aklına getirmez. Anı yaşamaktan bahsettik. Gezgin olmak bu sorulardan kurtulmak demektir. Ertesi gün ne giyeceğini, ne yiyeceğini düşünmemektir. En sonunda ülkene dönmeye karar verirsen eğer şunları da aklına getir;

Hayata bakış açın değişti, yeni kültürler öğrendin. Farklı hayat tarzları, düşünceleri olan insanlara nasıl davranacağını öğrendin. Sorunlarla baş etmeyi bizzat yaşayarak kavradın. Hep anlatılan, izlettirilen yerleri gördün. Tanıdığın insanlardan, gezdiğin ülkelerden çeşit çeşit iş fikirleri öğrendin. Bu iş fikrini kendi ülkene getirerek yenilikçi adımlar attın.

Bundan sonra atacağın adımlarda ise emin olacaksın. Düştüysen bile ayağa kalkabileceğini bileceksin. Yarın yaşayacağın kötü tecrübeleri kafana dert etmeyi bırakıp yarınlara aydın fikirlerle ilerleyeceksin. Gezgin dostum artık sen çevrendeki binlerce insandan farklısın!

Michael ne demişti biliyor musun?

“En iyi plan, plansızlıktır.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here